Ertuğrul Özkök: Helal çöpçatan odasında gizlice buluşan çiftler, üçlüden “ablasız flörte” geçebilecek mi?

Ertuğrul Özkök, “Küçük güzel şeyler” başlığı altında yazdığı ve “newsletter” olarak paylaştığı yazılarında bugün, Pladis ve Godiva şirketlerinin Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ülker‘in kendi imzasıyla linkedIn’de yayınladığı “Artık aşk parmak uçlarındı mı?” başlıklı yazıyı konu aldı. Murat Ülker’in İrem Hattat’ın yazdığı “Online Flört, Online Romantizm” kitabından alıntılar yaptığını kaydeden Özkök, “Seçim sonrası muhafazakâr yazarlar arasında büyük bir deprem yaşanıyor. Bazıları köşelerini tamamen kaybetti. Bazılarına siyaset yazmak yasaklandı. Bazıları ise Külliye’deki törene davet edilmedi. Yani resmen gözden düştüler… Onlara neler yapabileceklerini gösteren ilginç bir yazı bu…” ifadelerini kullandı.

Ertuğrul Özkök’ün “Helal çöpçatan odasında gizlice buluşan çiftler, üçlüden ‘ablasız flörte’ geçebilecek mi?” başlıklı yazısı şu şekilde…

Helal çöpçatan odasında gizlice buluşan çiftler, üçlüden “ablasız flörte” geçebilecek mi?

Önce, Haber Türk’te köşesini kaybeden yazarlara mütevazı bir katkım olsun.
Onlara rol modeli olarak muhafazakâr bir yazarı ve onun son yazısını önereceğim.
Murat Ülker son zamanlarda en gözde köşe yazarlarımdan biri..
Onun LinkedIn sitesinde paylaştığı yazıların hiç kaçırmıyorum.
Bu yazıları “Pladis ve Godiva şirketlerinin Yönetim Kurulu Başkanı” olarak imzalayıp yazıyor üstelik.
Son yazısında öyle bir kitabın tanıtımını yaptı ki…
Hem kendini aştı hem de şaşırttı…

Bildiğimiz Tinder’ın helal versiyonu

Yazdığı konu “Muhafazakâr alemde online flört…”
Yani çöpçatanlık konusu…
İrem Hattat’ın yazdığı “Online Flört, Online Romantizm” (*) isimli kitabı okumuş ve onu anlatıyor.
Şimdi aradan çekilip, sayfamı Murat Ülker’in kitaptan aktardığı bölüme bırakıyorum:
Londra’da Muzz.com isimli İslami bir çöpçatanlık sitesi varmış.
Dört milyon kullanıcısı varmış. “Evlenme amaçlı tanışmak isteyen Müslümanları” bir araya getiriyormuş.
Daha önce Morgan Stanley’de çalışmış Müslüman bir banker tarafından kurulmuş…
Bildiğimiz “Tinder” gibi bir çöpçatanlık sitesi diyeceksiniz…
Yok yok onun Müslüman versiyonu… Helal Tinder yani.

Helal çöpçatanın tek şartı: İkiniz başbaşa olmaz

Ama bizim bildiğimiz harbi buluşma sitelerinden çok önemli bir farkı var.
Bu sitede öyle bir kız bir oğlan iki kişi başbaşa buluşup sohbet etmek yasak.
Buluşmada aranıza mutlaka üçüncü bir kişiyi alacaksınız…
Mesela kızın kardeşi, oğlanın halası veya başka bir tanıdık.
Veya FETÖ döneminin moda deyişi ile bir “Abla…”
Anlayacağınız mazbut bir Tinder burası. “Gibi” dizisinin son bölümündeki gibi “Dirty talking” yapmak yasak.
Hani Sezen o şarkısında diyor ya;
“Açık saçık konuş benimle…”
İşte yok öyle şeyler.
Dedim ya mazbut ve helal Tinder burası.
Türkiye Yüzyılı başladı. Muhafazakârlar da sekülerleşiyor.
Bakarsınız Helal Tinder’da da ablalar chat odasından çıkar, tanışmak isteyen Müslüman gençler de başbaşa kalırlar.

Uyumlu bekar Müslümanlar için çözüm platformları

Bunun gibi başka İslami çöpçatanlık siteleri de varmış.
Mesela “Match.com…”
Geniş erişimli, Muslim Marriage Solution Uyumlu bekar Müslümanların buluştuğu yer…
“Helahel.com…”
İslami ilkelere göre tasarlanmış ücretsiz bir Müslüman evlilik sitesi…
“Islamic Marriage.com…”
Aşkı arayan Müslüman bekarların eşleşmelerini sağlayabilen kapsamlı bir veri tabanı.

Kim daha iyi orgazm taklidi yapar, Helal erkek mi, kadın mı?

Murat Ülker, kitaptan çok ilginç ve faydalı online ilişki bilgileri de aktarıyor.
Bazılarını aynen aktarayım:
“ İlk Tıklamada Aşk ve Bağlanma…” Bir diğer bölümün adı ve bu bölüm yine şu ilginç cümle ile başlıyor:
“Kadınlar orgazm taklidi yapabilir, ama erkekler için ilişkinin tamamı taklit olabilir” (Sharon Stone).  Sanırım bu cümle bu bölümde anlatılan her şeyi çok güzel özetliyor. “

Online kadını dokununca delirtecek nokta nedir?

Hâlâ araya girmiyorum ve Murat Ülker’in yazısını aynen aktarmaya devam ediyorum.
Mesela “Kadının G noktası…”
6. bölüm Online Flörtün Kurallarını anlatıyor ve bölümün girişi şöyle:
“Biliyor musunuz, dokunduğunuzda bir kadını deliye çevirecek bir yer var… Kalbi.” Melanie Griffith’ten bir cümle ile taçlanmış.
Benim hınzır muhayyilem anatomik açıdan kadının “G Noktasını” bacaklarının arasında sanıyordu ama daha yukarıda bir yerdeymiş.
Kalbinde…
Kendi payıma, bu yaşımda bile bana yardımcı olabilecek çok faydalı bir bilgi…
Teşekkürler Murat Bey…

Kim Kardashian’dan muhafazakâr online flörte tavsiye: Ölüme kadar çıplak selfi

Murat Ülker kitaptan yine çok faydalı bir “Online seks sözlüğü” çıkarmış.
“Sexting” ve “Fexting…”
“Akıllı telefonlar tüm iletişimimizi ele geçirdiğinden beri romantizm ve cinsel iletişimimiz de dijital kanallara geçti. Sexting denilen cinsel içerikli mesajlaşmalar her yaşın kullandığı, skandallara sebep olabilecek yeni dijital bir form. Kim Kardashian 2016 yılında Webbly ödül töreninde şunu söylemişti: “Ölene kadar çıplak selfie!”. Aslında bu inanılmaz konuşma, kişinin kendi seksi fotoğraflarını çekip internette yayımlamasının ne kadar yaygınlaştığını da gösteriyor, ne yazık ki…
Harper’s Bazaar dergisinde çıkan bir röportaja göre Jill Biden, eşi ABD Başkanı Joe Biden ile gizli servis duymasın diye telefon mesajları üzerinden kavga etmiş. Buna İngilizcede fexting deniliyor: Fight with texting (mesaj yolu ile kavga etmek).

En kritik soru: İslami chat’leşmede sanal aldatma zina ve günah mı?

Son zamanlarda televizyonlardaki ilişki programlarında en çok seyrettiğimiz olayların başında aldatma var.
O sayede başörtülü kadınlar aleminde de aldatma olayının bayağı olduğunu hem de iktidar yanlısı kanallardan öğrendik.
Eminim en merakla beklediğiniz konulardan biri “Aldatma…”
Yanılmadınız, kitapta Online Flört Şiddeti, Sanal Yalanlar, Aldatma ve İhanet başlıklı bölümler var.
Sözü yine Murat Ülker”in yazısına bırakıyorum:
“Eşim beni sanal dünyada aldattı” alt başlığı ile ifade edilen bölümde yani demek istenen şu:
Aldatmakla suçlanan eş, sanal sevgilisiyle gerçek hayatta hiç karşılaşmamış olmasına rağmen aldatıldığını söyleyen eşin duygusal ve ahlaki boyutta zarar görmesini engelleyemiyor. Bu başlık altında size sormak istediğim ve yanıt aradığım soru şu, diyor ve soruyor yazar: Hayal etme gücümüz gerçek hayattaki aynı ahlaki yargılara tabi olmalı mı?”
Soru açık değil mi?
Hayali zina günah mıdır demeye geliyor.

Cinsel IQ’su yüksek çiftler için uzun evlilik formülü

Sorunun cevabını son zamanlarda köşelerinde siyaset yazmaları yasaklanan muhafazakâr yazarlara bırakıyorum.
Ama uyarayım… Seçim sonrası başlayan “Türkiye Yüzyılı”nda bu gibi konular siyasetten bile tehlikeli olabilir…
Ama kitapta bu gibi konularda hangi haklara sahip olduğunuz veya olmanız gerektiği gibi çok faydalı bir bölüm de varmış.
Bu bölümde özellikle “Cinsel IQ’yu duydunuz mu?” başlığı altında yazılanlar çok öğretici.
Aynen aktarıyorum:
“Cinsel IQ kaliteli bir cinsel yaşam, kaliteli bir ilişkinin ayrılmaz bir parçasıdır. Cinsel IQ, kişinin cinsellik hakkındaki bilgi ve değerlerini kabullenmesini, cinsellikle ilgili haklarını algılayabilmesini, tercihlerini, duygularını, cinsel aktivitede limitlerini, yasak olan ve olmayan noktaları ve yaşamak istediği değişiklikleri eşi ile açıkça ve dürüstçe paylaşabilmesidir. Ancak cinsel IQ’su yüksek çiftler, skor yerine kaliteli bir birlikteliğe önem veriyor, aşırı performans gösterme baskısından kurtulabiliyorlar. Böylece eşler cinsel sorunlar için doktora başvurabilir ve sağlıklı cinsellik için kuralları belirleyebilirler.
Ve kitap Risksiz Aşkın Peşinde başlıklı son bölümünde şu şaka ile son buluyor:
“Bize bu uzun evliliğimizin sırrını soruyorlar. Haftada iki kere restorana gidip mum ışığında yemek yemeyi ve dansı ihmal etmiyoruz. Ben salıları gidiyorum, o cumaları…” (Henry Youngman)

Murat Ülker’in yazısının dibindeki ilginç not

Murat Ülker yazının sonuna bu ilginç kitaba ait bilgileri de vermiş.
(*) Hattat, İ. (2023), Online Flört Online Romantizm, The Kitap Yayınları, ss. 261.
 Ama en ilgincini en sona bırakmış.
Yazının dibinde şöyle bir not var:
“Açık kaynak niteliğindeki bu yazı, yazar zikredilerek iktibas edilebilir. Telif gerektirmez.”
Ben de bu notun verdiği güvenle bu bölümleri iç rahatlığı ile aktardım size…
Çok iyi niyetli bir amaçla yaptım bunu…
Seçim sonrası muhafazakâr yazarlar arasında büyük bir deprem yaşanıyor.
Bazıları köşelerini tamamen kaybetti. Bazılarına siyaset yazmak yasaklandı.
Bazıları ise Külliye’deki törene davet edilmedi.
Yani resmen gözden düştüler…
Onlara neler yapabileceklerini gösteren ilginç bir yazı bu…
Yeter ki bu denli konulara girebilecek kadar güvenebilsinler kendilerine…

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

x