Prof. Dr. Süleyman Pampal: Yeni bir okyanus doğuyor

Etiyopya’nın kuzeyindeki Afar bölgesinde bulunan Dabbahu Yanardağı’nda 2005 yılında gerçekleşen patlamalarda daha önce pek de eşi benzeri görülmemiş görüntüler oluşturdu. Patlamalar öncesi ve sonrasında oluşan yoğun sismik hareketlilik yüzünden yer kabuğu adeta bir fermuar gibi açıldı ve büyük bir çatlak oluştu.

Bilim insanlarının bölgede yaptığı araştırmalar, çatlağın aslında Doğu Afrika’yı kıtanın geri kalanından ayırarak yeni bir okyanusun ortaya çıkmasına sebep olacak bir açılma olduğu sonucuna ulaştı.

‘KUZEYE DOĞRU HAREKET EDİP ANADOLU İLE ÇARPIŞIYOR’

Kızıldeniz’in yılda yaklaşık 6 santimetrelik bir hızla açıldığını ve bu durumun o bölgede yeni bir okyanus oluşturacağına dikkat çeken Gazi Üniversitesi Deprem Araştırma Merkezi Kurucu Başkanı Prof. Dr. Süleyman Pampal, “Bu milyonlarca yıl sürecek bir süreç. Kızıldeniz, Afrika levhası ile Arap levhası arasında bulunan bir deniz. Bu levhaların arası sürekli açılıyor ve zamanda kuzeye doğru da hareket ederek Anadolu levhasıyla çarpışıyorlar. Arap levhası yıllık 2 santimetre hızla kuzeydoğu yönünde yaptığı hareketle Anadolu levhasına çarpıyor. Yılda 2 santimetreden hesap edersek 500 yıl içinde 10 metrelik bir deformasyona uğruyor. Son yaşadığımız depremlerde 500 yılda biriken enerji 8 ila 10 metrelik bir kaymaya yol açtı” diye konuştu.

Yeni Bir Okyanusun Doğuşu İstanbul Teknik Üniversitesi Maden Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Nilgün Okay, konuyla ilgili AA Teyit Hattı’na bilgi verdi. Açıklamasında bölgede meydana gelen değişimin sebeplerini anlattı: “Kızıl Deniz 25 milyon yıldır bölgede gerilmekte (kabuk incelmekte) magma yükselmektedir ve rifting adı verilen oluşum sürmektedir. Denizin güneyi yaklaşık 10 milyon yıldır okyanuslaşma süreci içindedir. Arap mini levhası (plakası) bu suretle Afrika levhasından uzaklaşmakta ve Kızıldeniz (güneyde 16 mm/yıl) genişlemektedir. Bu durum uzaklaşan levha sınırı (divergent plate boundary) şeklinde ifade edilebilir. Ekteki şekilde kırmızı oklar hareketin vektörel olarak hareketi belirtmektedir. Bu hareket kuzeyde Ölü Deniz Fayı’nı da etkilemektedir. Arap Levhasının, Anadolu levhası üzerine yaptığı bindirme (Bitlis-Zağros thrust) şeklindeki hareketi Doğu Anadolu Fay zonu boyunca meydana gelen son depremlerle yinelemiş oldu.” dedi.

Oxford Üniversitesi’nden Jeolog Lucia Perez Diaz, internette konuyla 2018’de yayınladığı bir makalede olayın detaylarını paylaştı. Makalesinde, Dünya’nın litosferinin bir dizi tektonik plakaya bölündüğü ve viskoz bir astenosfer üzerinde kayarak çeşitli hızlarda birbirlerine göre hareket ettiklerini ifade etti. Plakların hareket etmesine sebep olan iç kuvvetlerin aynı zamanda kırılmalara, yarık oluşmasına ve yeni plaka sınırlarının oluşmasına neden olduğunu belirten Diaz, Doğu Afrika’daki rift sisteminin de böyle gerçekleştiğini yazdı.

Jeolog Diaz “Doğu Afrika Rift Vadisi, kuzeyde Aden Körfezi’nden güneyde Zimbabwe’ye doğru 3.000 kilometre boyunca uzanır ve Afrika levhasını iki parçaya ayırır: Somali ve Nubia levhaları. Bölünen vadinin Etiyopya, Kenya ve Tanzanya boyunca uzanan doğu kolu boyunca faaliyet, Kenya’nın güneybatısında büyük bir çatlak aniden ortaya çıktığında belirgin hale geldi. Doğu Afrika Rifti, uzunluğu boyunca farklı riftleşme aşamalarını gözlemlememize izin vermesi bakımından benzersizdir. Yarığın genç olduğu güneyde, genişleme oranları düşüktür ve geniş bir alanda faylanma meydana gelir. Volkanizma ve sismisite sınırlıdır. Afar bölgesine doğru ise, rift vadi tabanının tamamı volkanik kayalarla kaplıdır. Bu, bu alanda litosferin neredeyse tamamen parçalanma noktasına kadar inceldiğini gösteriyor. Bu olduğunda ise parçalanan levhaların oluşturduğu boşlukta magmanın katılaşmasıyla yeni bir okyanus oluşmaya başlayacaktır. Sonunda, on milyonlarca yıllık bir süre boyunca, deniz tabanının yayılması yarığın tüm uzunluğu boyunca ilerleyecektir. Okyanus sular altında kalacak ve sonuç olarak Afrika kıtası küçülecek ve Hint Okyanusunda Afrika Boynuzu da dahil olmak üzere Etiyopya ve Somali’nin bazı kısımlarından oluşan büyük bir ada olacak” dedi.

Doğa muhabiri ve jeolog Alexandra Witze de Science News’de Afrika’daki yeni okyanus oluşumu ve kıtanın ayrılmasıyla ilgili yayınladığı “Kıtanın ölümü ve okyanusun doğuşu” isimli yazısında detaylı bilgiler paylaştı. Witze, bölgedeki durumu “Hareket eden bir yapbozun parçaları gibi, gezegenin tektonik plakaları sürekli olarak birbirine dirsek atarak kıtaları büyük mesafelere taşıyor ve yeni okyanusların doğup ölmesine izin veriyor. Bu levha itişmesi, büyük ölçüde, Atlantik Okyanusu’nu ikiye bölen sualtı sıradağları gibi, okyanusların merkezleri boyunca uzanan damarlardan fışkıran taze magma tarafından yönlendirilir. Erimiş kaya orada deniz tabanına püskürür, sonra soğur ve deniz tabanının yayılması olarak bilinen bir süreçte her iki taraftaki sırttan uzaklaşır. Jeologlar, Atlantik’in okyanus ortası sırtının dalgaların üzerinde yüzeye çıktığı İzlanda’da buna bir göz atabilirler. Levha tektoniği de kıtaları birbirinden ayırabilir. Temiz bir şekilde taze okyanus kabuğu oluşturan magma yerine, kıtasal yarıklar genellikle püskürme ve deprem spazmlarının eşlik ettiği paralel vadilerin oluştuğu geniş, dağınık bir bölgeye sahiptir. Doğu Afrika’da kuru topraklarda uzanan Büyük Rift Vadisi’nde durum böyledir.” şeklinde özetledi.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir